Panik Atak | Agorafobi | Fobiler | Obsesif Kompulsif Bozukluk | Yaygın Anksiyete Bozukluğu
7643 Kere Okundu

Panik Atak | Agorafobi | Fobiler | Obsesif Kompulsif Bozukluk | Yaygın Anksiyete Bozukluğu

(Anksiyete Bozuklukları)

 

 

 

——————————————————————————————

1-     PANİK-ANKSİYETE BOZUKLUKLARI

a)      Panik bozukluğu (Agorafobili-Agorafobisiz)

b)      Yaygın anksiyete bozukluğu

2-     FOBİK BOZUKLUKLAR

a)      Agorafobi (Durum fobisi)

b)      Özgül Fobi (Nesne fobisi) è Hayvan, doğal çevre, kan-enjeksiyon-yara, durumsal, vs.

c)      Sosyal fobi (İşlev fobisi)

3-     OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK (OKB)

4-     STRES BOZUKLUKLARI

a)      Travma sonrası stres boz. ( Akut-Kronik)

b)      Akut Stres Bozukluğu

5-     ORGANİK ETİYOLOJİLİ ANKSİYETE BOZUKLUKLARI

a)      Genel tıbbi bir duruma bağlı anksiyete Boz. ( Yaygın, panik ataklar, obsesif –kompulsif semptomlar)

b)      Madde kullanımının yol açtığı anksiyete boz.

 

DSM-IV-TR’YE GÖRE PANİK ATAK TANI ÖLÇÜTLERİ

A-    Aşağıdaki semptomların en az dördünün birden başladığı ve 10 dakika içinde en yüksek düzeyine ulaştığı , ayrı bir yoğun korku yada rahatsızlık duyma döneminin olması:

1-     Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama yada kalp hızında artma olması

2-     Terleme

3-     Titreme yada sarsılma

4-     Nefes darlığı yada boğuluyor gibi olma duyumları

5-     Soluğun kesilmesi

6-     Göğüs ağrısı yada göğüste sıkıntı hissi

7-     Bulantı yada karın ağrısı

8-     Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş gibi yada bayılacakmış gibi olma

9-     Derealizasyon (gerçekdışılık duyguları) yada depersonalisazyon (benliğinden ayrılmış olma)

10- Kontrolünü kaybedeceği yada çıldıracağı korkusu

11- Ölüm korkusu

12- Paresteziler (uyuşma yada karıncalanma duyumları)

13- Üşüme, ürperme yada ateş basmaları

 

AGORAFOBİ’li PANİK ATAK: Bir panik atağının yada panik benzeri semptomların çıkması durumunda yardım sağlanamayabileceği yada kaçmanın zor olabileceği yerlerde yada durumlarda bulunmaktan anksiyete duymadır.

 

PANİK BOZUKLUĞU:

Kendiliğinden ortaya çıkan, beklenmedik panik ataklarının olması ile kendini gösterir.

Tek bir gün içinde bir çok panik atağı olan bir hasta olabileceği gibi, bir yıllık bir dönem içinde sadece birkaç atağı olan hastalarda olabilri.

Bir çok durumda panik atağı olabileceği için panik ataklarının görülmesi panik bozukluğu tanısı koymaya yetmez.

 

DSM-IV-TR’ye GÖRE AGORAFOBİ OLMADAN PANİK BOZUKLUĞU TANI ÖLÇÜTLERİ

 

A-    Aşağıdakilerden hem (1), hem de (2) vardır:

(1)   Yineleyen beklenmedik panik atakları

(2)   Ataklardan en az birini, 1 ay süreyle (yada daha uzun süre) aşağıdakilerden biri (yada daha fazlası ) izler;

i.      Başka atakların da olacağına ilişkin sürekli bir kaygı,

ii.      Atağın yol açabilecekleri yada sonuçlarıyla (örneğin kontrolünü kaybetme, kalp krizi geçirme, çıldırma) ilgili olarak üzüntü duyma

iii.      Ataklarla ilişkili olarak belirgin bir davranış değişikliği gösterme

B-    Agorafobinin olmaması,

C-    Madde kullanımı yada genel tıbbi duruma bağlı değildir,

D-    Panik atakları sosyal fobi, özgül fobi, OKB, TSSB yada ayrılma anksiyetesi Boz. Gibi başka mental bozukluklarla açıklanamaz olması gerekir.

 

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU TANI ÖLÇÜTLERİ

A-    En az 6 ay süreyle, hemen her gün, birçok olay yada etkinlik hakkında (iş başarısı, okul başarısı vs.) aşırı kaygılanma ve kuruntulara (evham) kapılma

B-    Kişi kendini kuruntulara kapılmaktan alıkoyamaz

C-    Kaygı ve kurunru, aşağıdaki 6 semptomdan en az üçüne eşlik eder:

1-     huzursuzluk, aşırı heyecan duyma yada endişe

2-     kolay yorulma

3-     düşüncelerini odaklayamama yada zihnin durmuş gibi olması,

4-     irritabilite

5-     kas gerginliği

6-     uyku bozukluğu (uykuya dalmakta ve sürdürmekte güçlük çekme, huzursuz yada dinlendirmeyen uyku)

D-    Kaygı ve kuruntunun odağı bir eksen I bozukluğunun özellikleri ile sınırlı değildir.

E-     Kaygı, kuruntu ve fiziksel yakınmalar klinik açıdan belirgin bir strese yada toplumsal , mesleki alanlarda yada önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.

 

DSM-IV-TR’ye GÖRE ÖZGÜL (NESNE=BASİT) FOBİ TANI ÖLÇÜTLERİ

 

A-    Özgül bir nesne yada durumun ( uçakla seyahat etme, tüksek yerler, hayvanlar, enjeksiyon yapılması, kan görme gibi) varlığı yada böyle bir durumla karşılaşacak olma beklentisi ile başlayan aşırı yada anlamsız, belirgin ve sürekli korku.

B-    Fobik uyaranlarla karşılaşma hemen her zaman birden başlayan bir anksiyete tepkisi doğurur, bu da duruma bağlı yada durumsal olarak yatkınlık gösterilen bir panik atağı biçimini alabilir. (ÇOCUKLARDA Anksiyete; ağlama, huysuzluk gösterme, donakalma, sıkıca sarılma olarak dışavurabilir.)

C-    Kişi, korkusunu aşırı yada anlamsız olduğunu bilir. (ÇOCUKLARDA bu özellik bulunmayabilir)

D-    Fobik durum(lar)dan kaçınıulır ya da yoğun anksiyete ya da sıkıntıyla bun(lar)a katlanılır.

E-     Kaçınma, anksiyöz beklenti yada korkulan durum(lar) da sıkıntı duyma, kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini, toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini bozar ya da fobi olacağına ilişkin belirgin bir sıkıntı vardır.

F-     18 yaşın altındaki kişilerde süresi en az 6 aydır.

G-    Özgül bir nesne yada duruma eşlik eden anksiyete, Panikatakları yada fobik kaçınma, OKB, TSSB, Ayrılma anksiyetesi Boz.( okula gitmekten kaçınma gibi), sosyal fobi ( Utanacak olma korkusu yüzünden toplumsal durumlardan kaçınma gibi.) , agorafobi ile birlikte Panik Boz. Ya da Panik boz. Öyküsü olmadan agorafobi gibi başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz.

 

DSM-IV.TR’ye GÖRE SOSYAL FOBİ (Sosyal Anksiyete Boz.) TANI ÖLÇÜTLERİ

 

A-    Tanımadık insanlarla karşılaştığı ya da başkalarının gözünün üzerinde olabileceği, bir yada birden fazla toplumsal yada bir eylemi gerçekleştirdiği durumdan belirgin ve sürekli bir korku duyma. Kişi, küçük duruma düşeceği yada utanç duyacağı bir biçimde davranacağından korkar,

B-    Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen her zaman anksiyete doğurur, bu da duruma bağlı ya da durumsal olarak yakınlık gösterilen bir panik atağı biçimini alabilir.

C-    Kişi, korkusunun aşırı yada anlamsız olduğunu bilir. (ÇOCUKLARDA bu özellik bulunmayabilir)

D-    Korkulan toplumsal ya da bir eylemin gerçekleştirildiği durumlardan  kaçınılır ya da yoğun anksiyete ya da sıkıntıyla bunlara katlanılır.

E-     Kaçınma, anksiyöz beklenti yada korkulan toplumsal yada bir eylemin gerçekleştirildiği durumlarda sıkıntı duyma, kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini, toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini bozar ya da fobi olacağına ilişkin belirgin bir sıkıntı vardır.

F-     18 yaşın altındaki kişilerde süresi en az 6 aydır.

 

DSM-IV.TR’ye göre OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK TANI ÖLÇÜTLERİ

A-    Obsesyonlar yada kompulsiyonlar vardır:

Obsesyonlar aşağıdakilerden (1), (2), (3) ve (4) ile tanımlanır:

(1)   Bu bozukluk sırasında kimi zaman istenmeden gelen  ve uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin anksiyete yada sıkıntıya neden olan , yineleyici ve sürekli düşünceler, dürtüler yada düşlemler,

(2)   Düşünceler, dürtüler ya da düşlemler sadece gerçek yaşam sorunları hakkında  duyulan aşırı üzüntüler değildir.

(3)   Kişi bu düşünce, dürtü ve düşlemlerine önem vermemeye ya da baskılamaya çalışır ya da başka bir düşünce  yada eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır.

(4)   Kişi, obsesyon düşüncelerini, dürtü ve düşlemlerini kendi zihninin bir ürünü olarak görür. (Düşünce sokulmasında olduğu gibi değildir)

 

Kompulsiyonlar (1) ve (2) ile tanımlanır:

(1)   Kişinin, obsesyona bir tepki olarak ya da katı bir biçimde uygulanması gereken kurallarına göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar (el yıkama, düzene koyma, kontrol etme gibi) ya da zihinsel eylemler (dua etme, sayı sayma, bir takım sözcükleri sessiz bir biçimde söyleyip durma gibi)

(2)   Davranışlar yada zihinsel eylemler, sıkıntıdan kurtulmaya ya da var olan sıkıntıyı azaltmaya ya da korku yaratan olay ya da durumdan korunmaya yöneliktir; ancak bu davranışlar ya da zihinsel eylemler  ya etkisizleştirilmesi ya da korunulması tasarlanan şeylerle gerçekçi bir biçimde ilişkili değildir ya da açıkça aşırı bir düzeydedir.

 

B-    Bu bozukluğun gidişi sırasında bir zaman, kişi, obsesyon yada kompulsiyonlarının aşırı yada anlamsız olduğunu kabul eder. (ÇOCUKLARDA bu özellik bulunmayabilir)

C-    Obsesyon yada kompulsiyonlar belirgin bir sıkıntıya neden olur, zamanın boşa harcanmasına yol açar (günde 1 saatten fazla zaman alır)  yada kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini, toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini bozar,

D-    Başka bir eksen I bozukluğu varsa , obsesyon yada kompulsiyonların içeriği bununla sınırlı değildir.

E-     Bu bozukluk bir madde kullanımı yada genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

 

DSM-IV-TR’ye göre TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU TANI ÖLÇÜTLERİ

A-    Aşağıdakilerin her ikisinin de bulunduğu bir biçimde kişi travmatik bir olayla karşılaşmıştır:

(1)   Kişi, gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin ya da başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayı yaşamış, böyle bir olaya tanık olmuş ya da böyle bir olayla karşı karşıya gelmiştir.

(2)   Kişinin tepkileri arasında aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme vardır. (ÇOCUKLAR; bunların yerine dezorganize ya da ajite davranışla tepkilerini dışa vurabilirler)

 

B-    Travmatik olay aşağıdakilerden biri (ya da daha fazlası) yoluyla sürekli olarak yeniden yaşanır:

(1)   Olayın, elde olmadan tekrar tekrar anımsatan sıkıntı veren anıları; bunların arasında düşlemler, düşünceler ya da algılar vardır. (KÜÇÜK ÇOCUKLAR, travmanın kendisini ya da değişik yönlerini konu alan oyunları tekrar tekrar oynayabilirler)

(2)   Olayı, sık sık, sıkıntı veren bir biçimde rüyada görme

(3)   Travmatik olay sanki yeniden oluyormuş gibi davranma ya da hissetme

(4)   Travmatik olayın bir yönünü çağrıştıran ya da andıran iç ya da dış olaylarla karşılaşma üzerine yoğun bir psikolojik sıkıntı duyma

(5)   Travmatik olayın bir yönünü çağrıştıran ya da andıran iç ya da dış olaylarla karşılaşma üzerine fizyolojik tepki gösterme

 

C-    Aşağıdakilerden üçünün (ya da daha fazlasının) bulunması ile belirli, travmaya eşlik etmiş olan uyaranlardan sürekli kaçınma ve genel tepki gösterme düzeyinde azalma (travmadan önce olmayan)

(1)   travmaya eşlik etmiş olan düşünce, duygu yada konuşmalardan kaçınma çabaları

(2)   travma ile ilgili anıları uyandıran etkinlikler, yerler ya da kişilerden uzak durma çabaları

(3)   travmanın önemli bir yönünü anımsayamama

(4)   önemli etkinliklere karşı ilginin yada bunlara katılımın belirgin olarak azalması

(5)   insanlardan uzaklaşma ya da insanlara yabancılaştığı duyguları

(6)   duygulanımda kısıtlılık

(7)   bir geleceği kalmadığı duygusunu taşıma (bir mesleği, evliliği, çocukları ya da olağan bir yaşam süresi olacağı beklentisi içinde olmama gibi)

 

D-    Aşağıdakilerden ikisinin (ya da daha fazlasının) bulunması ile belirli, artmış uyarılmışlık semptomlarının sürekli olması:

(1)   uykuya dalmakta ya da sürdürmekte güçlük

(2)   irritabilite ya da öfke patlamaları

(3)   düşüncelerini belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırmakta zorluk çekme

(4)   hipervijilans

(5)   aşırı irkilme tepkisi gösterme

 

E-     Bu bozukluk (B,C ve D tanı ölçütlerindeki semptomlar) 1 aydan daha uzun sürer.

F-     Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal , mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur.

 

 

DSM-IV.TR’ye göre AKUT STRES BOZUKLUĞU TANI ÖLÇÜTLERİ

A-    Aşağıdakilerin her ikisinin de bulunduğu bir biçimde kişi travmatik bir olayla karşılaşmıştır:

(1)   kişi, gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin ya da başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayını yaşamış, böyle bir olaya tanık olmuş ya da böyle bir olayla karşı karşıya gelmiştir.

(2)   Kişinin tepkileri arasında aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme vardır.

B-    Sıkıntı doğuran olayı yaşarken  ya da bu olayı yaşadıktan sonra kişide aşağıdaki dissosiyatif semptomlardan üçü (ya da daha fazlası) bulunur:

(1)   öznel uyuşukluk, dalgınlık duyumları ya da duygusal tepkisizlik,

(2)   çevrede olup bitenlerin farkına varma düzeyinde azalma (örneğin “afallama”)

(3)   derealizasyon,

(4)   depersonalizasyon,

(5)   dissosiyatif amnezi ( yani, travmanın önemli bir yanını anımsayamama)

C-    Travmatik olay şunlardan en az biri yoluyla sürekli olarak yaşanır:

(1)   göz önüne tekrar tekrar gelen görüntüler,

(2)   tekrarlayan düşünceler, rüyalar, illüzyonlar, “flashback” epizodları,

(3)   o yaşantıyı yeniden yaşar gibi olma,

(4)   travmatik olayı anımsatan şeylerle karşılaşınca sıkıntı duyma

D-    Travma ile ilgili anıları uyandıran uyaranlardan belirgin kaçınma (örneğin düşünceler, duygular, konuşmalar, etkinlikler, yerler, insanlar.)

E-     Belirgin anksiyete ya da artmış uyarılmışlık semptomları: (uyumakta zorluk çekme, irritabilite, düşüncelerini yoğunlaştırma güçlüğü, hipervijilans, aşırı irkilme tepkisi gösterme, motor huzursuzluk).

F-     Bu bozukluk klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur ya da bireyin travmatik yaşantısını aile bireylerine anlatarak kişisel destek kaynaklarını harekete geçirmek ya da yardım almak gibi gerekeni yapmasının peşinde koşma yetisini bozar.

G-    Bu bozukluk en az 2 gün, en fazla 4 hafta sürer ve travmatik olaydan sonraki 4 hafta içinde ortaya çıkar.

H-    Bu bozukluk bir maddenin ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir, kısa psikotik bozukluk olarak açıklanamaz ve daha önceden var olan bir eksen I ya da eksen II bozukluğunun sadece bir alevlenmesi değildir.

 

——————————————————————————————